Sigortalı tarafından ödenen belirli bir prim karşılığında, sigortalının parayla ölçülebilen bir menfaatini zarara uğratan, poliçe kapsamında bulunan bir rizikonun meydana gelmesi halinde sigorta şirketinin tazminat ödemeyi kabul ettiği bir anlaşmadır.
Sigorta ettiren, ölüm veya hayatta kalma ihtimallerine karşı kendisinin veya başkasının hayatını, sigorta ettirebilir. Başkasının hayatı üzerine sigorta yapılabilmesi için, o kişinin hayatının devamında lehtarın menfaatinin bulunması şarttır. Menfaat şartının sözleşmenin yapılmasından sonra ortadan kalkması hâlinde sözleşme o andan itibaren geçersiz hâle gelir; ancak, sigorta ettirene erken ayrılma değeri ödenir.
Bu sigorta ile poliçede belirtilen şartlar dahilinde sigortalıyı, sigorta süresi içinde maruz kalacağı kazaların sonuçlarına karşı teminat altına alır. Bu poliçedeki kaza tabirinden maksat ani ve harici bir olay sonucunda sigortalının iradesi dışında ölmesi veya bedeni bir arızaya maruz kalmasıdır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1500’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre sigorta ettiren, en az bir yıldan beri yürürlükte bulunan ve bir yıllık primi ödenmiş olan sigorta sözleşmelerinde, istediği zaman sözleşmeyi sona erdirerek sigortadan ayrılabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre yaşama ihtimaline karşı yapılan sigortalarda, sigortacıdan ayrılma değerinin istenebilmesi için ise sigortalının sağlıklı olduğunu ispat etmesi gereklidir. Ancak Birikimli Hayat Sigortaları en az 10 yıllık süre için yapılan uzun dönemli sigortalardır. Erken ayrılma durumunda sigortada kalma süresine bağlı olarak birikim tutarı üzerinden kesinti yapılabilmektedir. İlk yıllarda üretim masraflarının yüksek olması nedeniyle de erken ayrılma halinde birikimli kar payı tutarı ödenen primlerden daha düşük kalabilmektedir.
Sigorta sözleşmesinin tarafları olan sigortalı ile sigortacı tarafından, üzerinde mutabık kalınmış, tam zıya halinde sigortalıya ödenecek olan bedeldir. Mutabakatlı değer, sigorta poliçesi düzenlendiği sırada belirlenmekte, poliçe süresi içerisinde meydana gelebilecek piyasa dalgalanmalarından etkilenmemektedir. Tam zıya halinde sigortalıya ödenecek olan bedelin başlangıçta belirlenmiş olması, olası bazı sigorta sahtekarlıklarının da önüne geçmektedir.Mutabakatlı poliçe, tekne ve nakliyat sigortalarında sık olarak kullanılmaktadır.
Kişinin, yasa dolayısıyla yaptırmak zorunda olduğu sigortadır. Kişinin üçüncü şahıslara karşı sorumlu olması durumunda, üçüncü şahısların tazminatsız kalmasını önlemek üzere, sigorta sistemi kullanılarak oluşturulmuş bir tedbir olarak düşünülmelidir.Zorunlu sigortalara verilebilecek tipik bir örnek, Trafik Sigortalarıdır. Hemen bütün dünyada uygulanmakta olan bir zorunlu sigorta türüdür. Kişinin, sahibi olduğu motorlu araç dolayısıyla üçüncü şahıslara verebileceği hasarlardan doğabilecek sorumluluklarını kapsamaktadır. Ülkemizde de uygulanmakta olan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlulık Sigortası”, “Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası”, “Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası”, “Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası” gibi zorunlu sigortalar dışında, özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanan “İşveren Mali Mesuliyet Sigortası”, “Çevre Kirliliği Sorumluluk Sigortası” gibi zorunlu sigortalar vardır.Kişinin, genellikle üçüncü şahıslara verebileceği zararlara karşı zorunlu tutulan sorumluluk sigortalarının dışında, tamamen başka amaçlar düşünülerek zorunlu tutulmuş, kişinin bazı doğal afetler nedeniyle, kendi malına gelebilecek maddi hasarını karşılayan zorunlu sigortalar da mevcuttur. Ülkemizde uygulanmakta olan Zorunlu Deprem Sigortası bu uygulamaya bir örnektir.